Blog – Karate Türkiye https://karateturkey.org Başladığın Günü Unutma Fri, 29 Mar 2024 16:05:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://karateturkey.org/wp-content/uploads/2024/03/cropped-ki-shotokan-logo-1-28.03.2024-32x32.png Blog – Karate Türkiye https://karateturkey.org 32 32 SKIF Shotokan Karate do International Federation https://karateturkey.org/skif-shotokan-karate-do-international-federation/ Tue, 26 Mar 2024 19:04:08 +0000 http://karateturkey.org/?p=1060 Merkezi Japonya’da bulunan başında Kancho Hirakazu Kanazawa ve yapısında çok üst düzey, karatenin temel tuğlalarını oluşturmuş ustaların yer aldığı 135 ülkede 3 milyona yakın üyesi bulunan teknik bir federasyondur.

Amacı karate do temel prensiplerini insanların faydasına olan katkısını dünya insanlarının birlik ve barışını hedefleyen bu amaçla seminer ve müsabakalar organizasyonlar yapan teknik bir federasyondur.

Shotokan, karatenin en yaygın temel stillerinden biridir. Diğer Japon savaş sanatları gibi, zorlu antrenmanlar ve büyük bir disiplin altında mükemmel karakter özelliklerine ulaşma felsefesi üzerine kurulmuştur. Rei, Setsu ve Dojo-Kun* ile desteklenen geleneksel felsefenin yanı sıra, Uluslararası Shotokan Karate-do Federasyonu, gençlerin sağlıklı ruhsal ve fiziksel gelişimlerini sağlamayı ve uluslararası değişim programlarıyla (hazırlık kampları, turnuvalar) arkadaşlık ve dostluk duygusunun gelişimine ve dünya barışına katkıda bulunmayı amaçlar.

REI,  insanoğlunun yüceliğine saygı duyma ve bu saygıyı ifade etme biçimidir. Nihai amaç, bireysel ilişkilerin geliştirilip, sosyal uyuma katkıda bulunmaktır.

SETSU da, bu konseptin karate-do yoluyla uygulanmasıdır.

DOJO-KUN ise,  dojoda, yani karate yapılan yerde uyulması gereken kurallardır.

Bu kurallar şöyledir:

  • Mükemmel karaktere ulaşmak için çaba göstermek
  • Gerçeğin ve doğrunun yolundan sapmamak
  • Düşüncesizce cesaret gösterisinde bulunmamak
  • Yılmamak
  • Etik kuralları göz ardı etmemek

S.K.I.-TR nin Amacı
Bizler de S.K.I.-Türkiye olarak uluslar arası arenalarda diğer ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek ve karate alanında bilgimizi çoğaltmak, seminerler, müsabakalar, aracılığıyla Türkiye’nin tanıtımını ve üyelerimizin tecrübe edinmesini sağlamaya gayret göstermekteyiz. Türkiye de karate yapan sporcu, antrenör ve hakemlerin uluslara arası düzeyde tecrübelerini arttırmak ve tanınmasına yardımcı olmak. Böylece hem ülkenin, hem ülke karatesinin,  hakem, antrenör, sporcuların tanıtım ve gelişimine katkıda bulunmuş olacağız.

S.K.I-TR Temel Değerleri: Gerçekçilik Dürüstlük Güvenilirlik Samimiyet Kararlılık  İstikrardır.

Tabiî ki her organizasyon büyük olmak ister fakat bizim büyüklükten önce  bu zihniyetteki insanlara ihtiyacımız var. Hedefler  rakamlarlarla ölçülür ve bu son derece önemlidir ama bu, hedefe giden her yol mubahtır mantığının doğru olduğunu göstermez. Bizim temel değerlerimiz her şeyin üstündedir. İnsanların kişilik hakları emeğe saygı, sonrasında aynı hedef doğrultusunda en iyisi için elimizden geleni yapmak. Bu sebeple kimse kimseden üstün ve aşağı değildir. Temel değerlerimiz doğrultusunda çalıştıktan sonra bu ailenin en kıymetli bireyidir. Ve bizler ski-Tr  ailesi olarak tüm gücümüzle birbirimizin arkasında olacağız.

]]>
Karate-Do https://karateturkey.org/karate-do/ Tue, 26 Mar 2024 18:48:33 +0000 http://karateturkey.org/?p=1052 Karate-do, ellerin ve ayakların sistemli olarak eğitimleri sonucunda, beklenmedik saldırıların savuşturulmasında gerçek bir silah etkisi yaratabilecek güçte olan silahsız savunma şeklidir.
Kazananın ve kaybedenin kim olduğuna karar vermek nihai amaç değildir. Karate-do karakterin, eğitim yoluyla geliştirilmesini amaçlayan bir mücadele sanatıdır.
Karate-do nihai amacı olarak kazanmayı değil çalışma ve eğitim sonucu tecrübe birikimine  sahip olarak karakter mükemmeliyetine erişmeyi hedef alan bir martial sanattır. Aynı zamanda güç ve sistematik çalışma sayesinde her biri etkili ve güçlü silah haline gelen vücudun her bölümünün tümünü kullanmak suretiyle yapılan, bir nefis müdafası şeklidir. Karate tüm vücut hareketlerinin bir muvazeneye erişmesi ve bu yolla vücut hareketlerinin bir bütün halinde olgunluk meydana getirmesini amaçlar.
Karate-da’nun büyük hocası Giçin Funakoşi’nin de defalarca belirttiği gibi, bu sanatı takip edebilmek için ilk amaç; ulvi ve tevazu sahibi bir ruh geliştirmektir. Aynı zamanda  da, vahşi bir hayvanı tek bir vuruşla durdurabilecek kadar büyük bir güç geliştirilmelidir. Karate-do’nun gerçek bir tatbikçisi  olmak ancak ve ancak kişinin ruhsal ve fiziksel yanının mükemmeliğe erişmesiyle mümkündür.
Karate-do bir dövüş biçimidir ancak katılanlara şiddete karşı olma duygusu aşılar. Bir yanlış anlama ya da eksik öğreti sonucu sadece  bir dövüş tekniği olarak çalışıldığı zaman karate olmaktan çıkar. Dövüşmeği öğrenmek için karateye ihtiyaç yoktur, sokak dövüş teknikleri de bu iş için yeterlidir. Bir karateka dövüş becerisine mükemmelen sahip olduğu halde gördüğü eğitim ona şiddetten ve dertten kaçınmasını öğretmiştir.
Karate-do geçmiş yıllardan itibaren bütün dünyada popüler olamaya başlayan bir uğraştır. Fakat bu popülerliğin artması ile birlikte ne yazık ki, bazı üzüntü ve pişmanlık verici girişimler ve çabalar da oldu. Bunlardan biri karatenin çin boksuyla karıştırılıp iki adamın birbirlerine kıyasıya vahşice saldırması olarak ve ya müsabıkların ayaklarını da kullanarak bir birleriyle yaptıkları savaş olarak, ya da bir adamın eliyle ayağıyla ve ya kafasıyla kiremitleri kırması olarak görenler vardır. Bunun yanı sıra bazı guruplar karatenin esas amacı olan ahlaki ve ruhsal bakışlara gereken önem vermemelerinden dolayı  serbest dövüşe gereğinden fazla önem verilmesi sonucunun doğmasına sebep olurlar. Gerçek karate-do vücut ve ruhu eğiterek hasma saygı duymayı gerektirir, ki bu da yürekten ve tüm enerjiyle aynı zamanda tevazu ile çalışılarak elde edilir.
Karatenin dünya üzerindeki  popülaritesinden söz açmışken karatenin sportif yönünde değinmek gerektiğine inanıyorum çünkü ülkemizde olduğu gibi dünya üzerinde milyonları aşan sporcu kitlesi mevcut. Spor karatesinde tarafların yeteneklerini ölçme amacıyla müsabakalar yapılır. Fakat müsabakalarda kazanmaya çok önem vermek gibi bir eğilim vardır ki böyle yapanlar, temel teknikleri çalışmayı ihmal ederek ilk fırsatta serbest dövüşe başlarlar.
Müsabaka kazanmaya çok önem vermek, kişini temel teknikleri kullanmasına ve eğitimine yardımcı olmayacağı gibi aynı zamanda onların orijinal formlarını da bozar. Ayrıca bu bozulma, kişinin güçlü ve etkili bir teknik uygulamasını da engeller. Müsabaka kazanma isteği, temel teknikleri öğrenmedeki ciddiyeti yok edeceğinden zararlıdır. Ayrıca müsabakalarda vahşi bir dayanıklılık ve güç gösterisi yapmayı amaçlamak tamamen istenmeyen bir durumdur. Bu olduğu zaman, rakibe karşı nazik olma gereği unutulur ki bu nezaket karatenin her türlü tanımında yer alan en önemli noktadır.
Eğer karate bir dövüş tekniği olarak çalışılırsa bu pişmanlık duymak için bir sebeptir. Temel teknikler uzun yılların çalışması sonucunda geliştirilmiş ve mükemmelleştirilmiştir. Fakat bu tekniklerin etkili olarak kullanılabilmesi için, bu kendini savunma sanatının ruhsal yanının iyice anlaşılması ve en baskın rolü oynaması gerekir. Eğitim denince, hem vücudun, hem de ruhun eğitimi anlaşılmalıdır.

KARATE-DO’NUN FAYDALARI

ZİHİNSEL: özgüven, disiplin, oto kontrol, karalılık, sabır, saygı. Konsantrasyon, korku ve endişeleriyle karşılaşabilme ve onu yenebilmek, olaylara karşı soğukkanlılık ve strateji geliştirebilmek.
BEDENSEL: sağlık. Esneklik, kondisyon, denge, ritim, vücut koordinasyonu, güçlü ve dayanıklı bir beden.
SOSYAL: karate-do kültür, spor ve sanatı bir arada bulunduran saygı ve sadelik üzerine kurulmuş bir yaşam biçimidir.,

DAÇHİ VAZA

Karate tekniklerini uygularken tekniğin tam olabilmesi için vücut ağırlığının ağırlık merkezine doğru yayılması ve ağırlığın doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Karatede duruşların temeli, vücut ağırlığının doğru merkeze yerleştirilmesidir. Vücut ağırlık dağılımına tam bir hakimiyet sağlanmalıdır. Bedene yer ve yön değiştirme hareketliliğini kazandırarak rakibe bu şekilde üstünlük sağlamak gibi temelleri geliştirmek için çalışılır. Buna göre atağın başarılı olması için uygun düşen duruş pozisyonlarının iyi kavranılması gerekir.
Atak yaparken savunma yaparken, yön değiştirirken bir duruştan diğer bir duruşa geçilmesi gerekir. Savunma, atak, yön değiştirme ve benzeri değişen şartlara tamamen uyan çeşitli duruş pozisyonları düşünülmüştür. Her değişik duruş pozisyonu geometrik ve mekanik olarak uyumlu olup bütün hareket elemanlarının azami güçle çabuk etkin ve potansiyellerinin en uç noktasında kullanılması sağlar. Uzakdoğu sporlarının en belirgin özelliği çalışma esnasında vücudun düzgün olmasıdır. Boyun ve baş dik tutulurken omuzlar omuzlar  rahat ve yana bırakılmış olmalıdır. Baş ve omuzlar arasında bir üçgen olduğu düşünülmeli hareket esnasında mümkün olduğunca bu üçgen bozulmamalıdır.
Buna göre duruş tekniklerinin azami bir etki ile uygulanabilmesine zemin hazırlayan gücü ve dengeyi ve güçlü bir temeli sağlayan vücudun önceden belirlenmiş vaziyetini ifade etmektedir.

Heisoku_daçhi: resmi dikkat duruşu
Musubi_daçhi: dikkat duıruşu
Haciji_daçhi:ayak açık duruş
Uçhi_haciji_daçhi tersine açık duruş
Heiko_daçhi:paralel duruş
Sançhin_daçhi:kum saati duruşu
Teiji_daçi :T duruşu
Renoji_daçhi: L duruşu
Neko_ashi_daçhi:kedi duruşu
Zenkutsu_daçhi:uzun duruş
Hangetsu_daçhi:yarım ay duruşu
Fudo_daçhi:temel duruş
Kokutsu_daçhi:arka duruş
Kiba_daçhi:suvari duruşu
Şhiko_daçigönye duruşu
Kake daçi:ardışık duruş
Kosha-daçhi: çarpraz duruş
Tsuruaşi daçi:tek ayak üstünde duruş.

Daçilerin best karatedeki gibi resimleri formcizimleri ve kısa acıklamaları  teknıkaltına yada yanına eklenecek.

KALÇA

Kalçalar tüm karate tekniklerinde önemli bir rol oynarlar. Kalça karate tekniklerinin çıkış noktasıdır. Bir karate tekniğinin kuvveti, vücudun bilhassa kalçaların iyi ve doğru kullanılmasıyla sağlanabilir.
Kalçaların düzgün hızlı ve yatay dönüşü şarttır. Kalçaların dönüş kuvveti, yıkıcı bir teknik için lüzumlu olduğundan eğitimde kalçaların doğru ve iyi kullanılması üzerinde durulmalıdır.
Kalça her harekette çok hızlı ve güçlü çevrilmelidir daima kullanılmalıdır.
Vücudun kullanılmayan kısımları dışında kalan yerler kasılmaya hazır rahat olamalı.
Ayak tekni,klerinde dizden, el blok tekniklerinde dirsekten güç alındığı bilinmelidir.

EL VURUŞLARI

Vuruş yapılacak el hangi gerginlikte ve uzunlukta olursa olsun teknık oncesi kol rahat olmalı vuct gevşek oksıjenle dolu olmalıdır.Vurma ve carpma teknıklerı esnasında tüm güç degme noktasına toplanmalı ve vucuttakı oksıjen bosaltılarak o bölge iyice sıkılmalıdır. Son andakı sıkışım esnasında kevis vermek (döndürmek) ekstra bir güç kazandıracaktır. Örnek olarak; seiken tekniği yivli silahtan cıkan mermıye benzetile bilir.

EL VURUŞ TEKNİKLERİ

Nukite         : açık el parmak uçları
İppon nukite    : işaret parmak ucu
Nihon nukite    : iki parmak ucu
Haişu        :elin üstü
Teişho        :elin ayası
Seiryoto    :elin dik altı
Shuto        :elin keskin altı
Haito        :elin keskin üstü
Kumade    :pençe
Waside        :tum parmak uçları kapalı
İppon-ken    :işaret parmağı ikinci boğumu
Nihon-ken    :iki parmak ikinci boğumu
Nakadaka-ken    :orta parmak ikinci boğumu
Hira-ken    :tümel parmakları ikinci bogumları
Keito        :başparmak üst boğumu
Kakuto        :elbilek üstü
Kentsui        :yan yumruk altı
Tetsui        :yukardan asagı pozisyonda yumruk altı
Seiken        :yumruk ön iki boğumu
Uraken        :yumruk üstü
Çoku_suki; direk yumruk
Uygulandığı noktalar; yüz, mide, mide altı
Giyako_suki; ters yumruk
Uygulandığı noktalar; mide,yüz
Oi_suki; hamleli yumruk
Uygulandığı noktalar; mide,yüz
Morote_suki; çift elle yumruk
Uygulandığı nokta; mide
Morote_hasami_suki; çitelle makas yumruk
Uygulandığı nokta; gövde
Age_suki; aşagdan yukarıya yükselen yumruk
Uygulandığı nokta; yüz
Mawaşi suki; kavisli(dairevi) yumruk
Uygulandığı noktalar;gövde, kafa
Kagi_suki; kanca yumruk
Uygulandığı noktalar;gövde, yüz
Yama_suki; geniş çifk yumruk
Uygulandığı noktalar; alt mide yüz
Tate_suki; düsey yumruk
Uygulandığı noktalar;yüz, mide
Ura_suki; yakın cift yumruk
Uraken_uçi;yumruğun üstü(arka yumruk darbesi)
Uygulandığı nokta; yüz
Tetsui_uçi; yumruğun altı(çekiç yumruk)
Uygulandığı noktalar; yüz gövde
Haişu_uçi; açık elin tersi
Uygulandığı noktalar;yüz, gövde
Haito_uçi; el üst kenarı vuruşu
Uygulandığı noktalar;yüz, boyun, kaburgalar
Şuto_uçi; el alt kenar vuruşu(kılıç vuruşu)
Uygulandığı noktalar;yüz, boyun, kaburgalar
Mae_empi_uçi; ön dirsek
Uygulandığı noktalar;mide, yüz, kaburgalar
Age_empi_uçi;aşağdan yukarı dirsek
Uygulandığı nokta;yüz
Yoko_empi_uçi;yana dirsek
Uygulandığı noktalar; yüz, mide, kaburgalar
Usıro_empi_uçi; geri dirsek
Uygulandığı noktalar; yüz, mide, kaburgalar
Mawaşi_empi_uçi; kavisli(dairevi) dirsek
Uygulandığı nokta; yüz
Otoşi_empi_uçi; yukardan aşağı dirsek
Uygulandığı noktalar; gövde, kafa

BLOK

Hangi seviyede olursa olsun temel amaç gelen atağın uzaklaştırılmasıdır. Bu sebeple bloklar vücuttan uzaklaştırılmamalıdır. Bedenin ve bloğun bittiği alan aynı olmalıdır. Bloğun etkili olabilmesi için vucudun hazırlıklı ve rahat olmalıdır. Tüm bloklardakı temel nokta blok yapılan bolgeyı son anda çevirmektir. Bu hem gelen darbenin şiddetini azaltır, hemde atagın yönünü değiştirmrkte kolaylık saglar.bu kavise vutta katılırsa büyük bir güçte saglanmış olur. Buna yuvarlak ve dönen bir cisme dışardan başka bir cismin deydiği andaki uzaklasmayı örnek verebiliriz

BLOK TEKNİKLERİ

Age_uke;aşağdan yukarı yükselen üst seviye blok
Blok alanı; ön kol dışı
Uçi_uke; içten dışa blok
Blok alanı;ön kol içi
Soto_uke; dıştan içe blok
Blok alanı;ön kol dışı
Morote_uke; destekli ön kol blok
Blok alanı; ön kol içi
shuto_uke; kılıç_el blok
tate shuto uke: elin keskin yanıyla itiş
kake shuto uke elin keskin yanıyla açış
Blok alanı; elin alt yanı
Haişu uke: açık elin dışıyla blok
Hayvan uke yumtugun gışiıyla blak on kolla manciukede
Nağaşi uke:açık elin içiyle blok
Ose uke:elin içiyle aşağı bastırarak blok
Tekibi kake uke:elindışıyla bastırarak blok
Seryoto uke:elin ayasıyla aşağı bastırarak blok
Teişo uke:elin nayasıyla blok
Sokumen avase uku :çift elle destekli blok (gangaku girişi)
Juji_uke; çarpraz blok (aşağı yukarı)
Blok alanı; ön kolların dışı
Kakiwake_uke; ters (takoz) açış bloğu
Blok alanı; ön kol dışı
Gedan barai; yukardan aşağı  alt seviye blok
Blok alanı; ön kol dışı el bileği
Gedan kake uke:ters gedanbaray
Sho suki uke:alttan açık elle tutuş
Otoşi uke: on kol kemiğiyle yukardan aşaği blok
Teişo awase uke:çift elin ayasıyla alt seviye blok
Sokutei mawaşi uke:ayağın altıyla yarımay blok (mikatsuki uke)
Sokuto ose uke:ayak altıyla engelleme
Kake uke:bacak kaval kemiğiyle blok

TEKME

Herkesin bildiği gibi tekmelerin yıkıcı etkisi vardır. Ama hedefine ulaşmamış bir yıkıcı etkide kendisini daha kötü durumlara düşürebilir. Tekmeyi atmak kadar cekmeninde sonderece onemli olduğu bilincinde olunmalıdır.dikkat edilecek önemli husus tekem atarken yerdeki ayağın, kalçanın ve dizin durumudur. Bu koordınasyonun çok iyi düzenlenmesi sarttır. Ayak tekniğini iyice gerilimiş bir kauçuk yaya benzetirsek etkiside o derece güçlü olacaktır
Buradaki önemli husus yerdeki ayağn dengeyi sağlaması, bu da bacakların çok kuvvetli olmasını zorunlu kılar. En önemli nıktalar diz ve kalçanın pozisyopnudur. Uygulama esnasında ayak, diz ve kalçadan gerilmiş bir yayın kopması şeklinde düşünülmeklidir

AYAK TEKNİKLERİ

Tsumasaki:ayak parmakuçları
Koshi:ayak parmakları altı
Sokuto:ayağın keskin yanı
Sokuti: ayağı alt içi
Kakato:topuk
Hiza:diz
Mae_geri; ön tekme
Mae_geri_keage; öne savurmalı tekme
Mae_tobi_geri; sıçrayarak ön tekme
Darbe noktası; ayak parmaklarının altı (koşi)
Yoko_geri_kekomi;yana itmeli tekme
Yoko_geri_keage; yana savurmalı tekme
Yoko_tobi_geri; sıçrayarak yana tekme
Darbe noktası; ayağın dış yanı (sokuto)
Mawaşi_geri; kavisli (yarımay ) tekme
Uçi_mawaşi_geri; ters kavisli tekme
Tobi_mawaşi_geri;sıçrayarak kavisli tekme
Darbe noktası;ayağın üstü (haisoku) parmakların altı (koşi)
Uşiro_geri; geri tekme
Uşiro_mawaşi_geri; arkaya yarım ay tekme
Uşiro_tobi_geri;sıçrayarak geri tekme
Darbe noktası;  ayak altı topuk (kakato)
Mikatsuki_geri; dairevi tekme
Mikatsuki_uke_geri;dairevi blok
Aşi_baray; süpürme
Darbe noktası; ayağın içi
Hiza_geri;diz
Darbe noktası;diz üstü

]]>
Dövüş sanatları ve dikkat eksikliği https://karateturkey.org/dovus-sanatlari-ve-dikkat-eksikligi/ Thu, 03 Dec 2020 13:44:02 +0000 http://karateturkey.org/?p=764 Dövüş sanatları, karate, judo ve tae-kwon do gibi kendini savunma uygulamalarıdır.

Bireysel ilerlemeye odaklanırlar ve takım sporlarına iyi bir alternatif olabilirler.

Dövüş sanatları, öğrenme ve dikkat sorunları için bir “tedavi” değildir, fakat benlik saygısı, koordinasyon ve yürütme işlevlerine yardımcı olabilirler.

Egzersiz her çocuk için mükemmel bir aktivite. Ancak, öğrenme ve dikkat sorunları olan çocuklar, onlara uyan bir spor veya fiziksel aktivite bulmakta zorlanabiliyor…

Dövüş sanatları nedir

Dövüş sanatları kökleri Asya’ya dayanan eski bir uygulamadır. Başlangıçta kendini savunma amaçlıydı. Günümüzde pek çok insan fiziksel ve zihinsel güç üretmenin bir yolu olarak dövüş sanatlarını uyguluyor.

Dövüş sanatlarının birçok farklı türü vardır. Bazıları – karate ve tae kwon gibi – vurma ve engelleme üzerine odaklanır. Diğerleri – judo ve jiu-jitsu gibi – güreşe ve kavgaya odaklanır. Hepsi kasıtlı ve tekrarlayıcı hareketleri kullanır ve zihin ile beden arasındaki bağlantıyı güçlendirir.

Birçok ebeveyn, dövüş sanatlarının faydalarının çocukları için fiziksel olarak daha fazla olduğuna inanır. Dövüş sanatlarının çocukların kendi kontrollerini, dikkatlerini ve diğer motor işlevlerini geliştirmeye yardımcı olabileceğini kabul ederler.

Dövüş sanatlarının öğrenme ve dikkat sorunları olan çocuklar için iyi bir seçenek olabileceğinin birçok nedeni vardır. Dokuz potansiyel fayda şunlardır:

  • Takım rekabeti üzerinde değil, bireysel gelişim üzerinde odaklanırlar. Öğrenme ve dikkat sorunları olan birçok çocuk, diğer çocuklarla rekabet etme baskısı ile mücadele eder. Geleneksel sporlar onlara hitap edemez. Fakat dövüş sanatlarında odak kendini geliştirmektir. “Takımı bırakma” diye bir şey yok.
  • Somut ve ulaşılabilir hedefler sunarlar. Öğrenme ve dikkat sorunları olan bazı çocuklar, hiçbir şeyde “başarı kazanamaz” olduklarını hissedebilirler. Dövüş sanatlarında çocuklar kendi hızlarında çalışırlar. Yeni bir beceri seviyesine her ulaştığında farklı bir renkli kemer verilir. Bu, benlik saygısını artırabilir ve onları motive edebilir.
  • Rutinler yönetilebilir parçalara ayrılır. Dövüş sanatlarında bir teknik veya formun düzinelerce farklı hareketi olabilir. Ama çocuklar yavaş yavaş öğreniyor, tekrar ediyor ve gittikçe adımlar ekliyorlar. Hangi adımın geleceğini tahmin etmeyi ve sonunda herşeyi birlikte akışkan hareketlerine sokmayı öğreniyorlar. Tüm bunlar ancak çocukların başedebileceği bir şekilde çalışma bilincine bir antrenman verir,
  • Öz-denetim ve yoğunlaşmayı vurgulamaktadırlar. Dikkat, dövüş sanatlarının merkezidir. Çocuklar öğrenmek ve gerçekleştirmek için odaklanmak durumundadır. Bir çocuğun odaklanması gerçekleştiğinde, eğitmenler genellikle “hazır duruş” a katılmalarını isterler. Bu konum, bir sonraki aşamada kendilerini sıfırlamalarına ve hazır olmalarına olanak tanır.
  • Koordinasyon konusunda yardımcı olabilirler. Dövüş sanatlarının kasıtlı, tekrarlayan hareketleri, çocukların bedenleri için daha iyi bir his geliştirmelerine yardımcı olabilir, bu durum motor becerilerle mücadele eden çocuklara faydalı olabilir, bazı çocukların zihin üzerindeki bedenin gücünü anlamasına yardımcı olabilir, bu da DEHB’li çocuklar için değerlidir.
  • Davranış için yapı ve açık beklentiler sağlarlar. Deneyimli sanatları eğitmenleri açık kurallara sahiptir ve sürekli olarak onları güçlendirir. Ayrıca sınıf içi ve dışı iyi davranışları vurgulamaktadırlar.
  • Aşırı enerji için güvenli bir çıkış sağlayabilirler. Bazılarının bekleyebileceklerinin aksine, dövüş sanatları şiddetli davranışları teşvik etmez. Aslında, eğitmenler çoğu kez savaşmanın son çare olduğunu vurgular. Aynı zamanda, tekme ve karate vuruşları, çocukların kendi kendini kontrol etmelerini sağlarken aynı zamanda hayal kırıklığı veya öfke yaşamalarına da izin verebilir.
  • Toplumsal kabul ve saygı, dövüş sanatlarında temel bir değerdir. Öğrencilerin eğitmenleri ve akranları için saygı göstermeleri beklenir. Olumsuzluk genellikle sınıfta tolere edilmez ve öğrenciler birbirlerine destek olmaları için teşvik edilir.
  • Öğrenme ve dikkat sorunları olan çocuklar genellikle sıkıntıdan ya da sosyal olarak dışlanmış hissedebilirler. Ama birçok çocuk dövüş sanatlarının iyi olduğunu düşünüyor, kendisini özel hissediyor

Dövüş Sanatları Sınıfında Nelere Dikkat Etmeli?
Yakın çevrenizde  dövüş sanatına yönelik farklı dövüş sanatları kursları olabilir. Bazıları, karma dövüş sanatları  gibi, daha saldırgan ve genellikle çocuklar için en iyi seçim değildir.

Çoğu gençlik sınıfları tae kwon do ya da karate öğretir. Yine de, çocuğunuz için seçtiğiniz tür, bir dövüş sanatları okulunun öğretime nasıl yaklaştığı kadar önemli değil.

Kursa başlamadan önce, kursun eğitmeni ile görüşün. Çocuğunuzun zorlukları hakkında dürüst olun.

En iyi deneyim için, seçtiğiniz okul şunları yapmalıdır:

Karakter gelişimi üzerine odaklanan geleneksel bir yaklaşım.
Bir ön değerlendirme gerçekleştirin, böylece öğretmen çocuğunuzun güçlü yönlerini ve zorluklarını değerlendirebilir. Çocuğunuzun ve eğitmeninizin uygun olup olmadığını da görebilirsiniz.
İdeal olarak, her sınıfın en az iki öğretmeni olacaktır. Çok fazla öğrenci varsa, çocuğunuz ihtiyaç duyduğu kişiselleştirilmiş ilgiyi almayacaktır.
Eğitmenlerin öğrencileri zorlaması önemli olmakla birlikte, çocuğunuzun zorlukları konusunda da destekleyici ve anlayışlı olmalıdır.

Dövüş sanatları, çocuğunuzun daha yüksek özbenlik saygısı geliştirmesi, toplumla buluşması ve başarıyı tecrübe etmesi için harika bir fırsat sunuyor. Çocuğunuzun spor yapmasını nasıl kolaylaştıracağınızı öğrenin. Odak, motor beceriler veya sosyal becerilerle mücadele eden çocuk sporları için kulübümüze gelerek daha fazla fikir edinin.

Etiketler: Dövüş sanatları ve dikkat eksikliği, DEHB, ADHD

]]>
Çocuk sporu olarak Karate https://karateturkey.org/cocuk-sporu-olarak-karate/ Thu, 03 Dec 2020 12:05:23 +0000 http://karateturkey.org/?p=757 Çocuk sporları, çocukların gelişiminin vazgeçilmez bir unsurudur. Süreklilik kazanan tüm sporlar da önemli olan başarılı olmak değil, sporla büyümenin çocuğa kazandırdığı vasıflardır. Çocuk sporu antrenmanları sayesinde çocuklar, disiplin içinde kurallara ve aktivite saatlerine uymasını öğrenir, tüm yaşamları boyunca hırs ve zorluklarla mücedele edebilme yeteneklerini kazanır.

Çocuk sporlarının kazandırdığı değerler arasında arkadaşlık, dürüstlük, güven, hayatın ilerleyen dönemlerinde sosyal zorluklarla başa çıkmada kolaylık sağlama en ön sıralarda gelenleridir. Sağlıklı bir insanın hayat kalitesi için spor çok önemli bir etmendir.

Disiplinli bir şekilde antrenman yapmak için öncelikle çocuğun okula başlamış olması, daha sonra okuldaki spor dersinde, grup ve oyun etkinliklerinde performansının takibi gerekmektedir.

Yedi yaşla birlikte çocuk artık oyunlarla karışık antrene olabilir. Koordinasyon yetenekleri gün geçtikçe artar. Motor özellikleri gelişir ve antrenman süreleri oyun sürelerine göre daha uzun olmaya başlar.

7-10 yaşları arasında iyi bir alt yapı tekniği verilir, daha sonra bu teknikler geliştirilir, bu yaşlar kuvvet ve kondisyondan ziyade oyunlarla çocuk sporu branşının antrenmanları yapılır.

Çocuk sporları, güç, kuvvet, sağlığın yanısıra karar verme yeteneği, sorumluluk alma, terbiye ve disiplin, düzgün bir vücut gelişimi, hastalıklardan çabuk arınabilme yeteneklerini kazandırır.

Ailelere düşen önemli görevlerden biri de, çocuklarının seçtikleri çocuk sporu dalı hakkında ve yaralanmaları, sakatlanmaları önlemek için gerekli koruyucu malzemeler ve sakatlanma ve yaralanmalardan kurtulma teknikleri ile ilgili iyi bilgi sahibi olmalarıdır. Bu tekniklerle hem çocuğunuzun istenmeyen sakatlanma ve yaralanmalardan korunmasına hem de çocuğunuzun cesareti kırılmadan çocuk sporlarına devam etmesine katkı sağlanır.

Hepimiz için kaygı veren bir konu da çocukların bilgisayarda oynadıkları oyunlarda yüksek ölçüde şiddet olması ve oyunların ya da filmlerin kahramanlarının dövüşen, savaçı kimliği taşımasıdır.

Doğal bir sonuç olarak büyüme çağında olan çocuklar bunları örnek alarak okulda ya da oyun alanlarında arkadaşlarıyla itişmeyi oyun haline getirebiliyorlar.

Ancak, profesyonel eğitim aldıklarında, dövüş sporlarının çocuklara faydalı olabilecek yönleri ortaya çıkar. Okulda ya da dışarıda birbirlerini hırpalayan çocukları bilgilendirme ve doğru yönlendirmeyle, dövüşmenin bilincini ve saldırının ya da savunmanın bir spor adı altında yapabilecekleri öğretilebilinir.

Çoğu agresif çocuk dövüş sporlarına başladıktan sonra özgüven ve farkındalık sahibi olur, bu da onun enerjisini sokaklarda itişme dışında belli bir disiplinde dövüş sporuna aktarmasını sağlar.

Şiddetin gün geçtikçe kaçınılmaz olduğu bir dünyada yaşadığımız için, çocuğun kendini savunması, hobi için bile olsa dövüş sporlarına herhangi bir disiplinde girmesi kendilerini korumaları açısından yararlı olabilir.

Çocuk sporu olarak savunma sanatları eğitimine başlama yaşı yedi-sekiz yaştır. Çocuk spora başladığında, yaptığı antrenman kadar o sporun felsefesini de ona aşılamak önemlidir.

Karate çocuk ve gençlerin yaratıcı becerilerini açığa çıkartıp ruhsal ve fiziki gelişimini besleyen, agresif tutumları kontrol etme becerilerini geliştirip sosyalleşmye destek veren bir spor branşıdır.

Karate, çocukların beyin, beden koordinasyonunu arttırır, mücadele yeteneklerini geliştirir, özgüven sahibi birer birey olarak yetişmelerini sağlar.

Çocuk sporları kapsamında karate çalışmaları ile gençler dikkat toplama ve odaklanma yeteneklerini geliştiriler, programlı olma alışkanlığı ve disiplin anlayışı kazanır, enerji ve stresini atıp, sigara vb. kötü alışkanlıklardan uzak kalır, ileriki yaşamlarında kendileriyle barışık, sağlıklı ve pozitif yaşam sürerler.

Dövüş ve mücadele sporlarına başlama yaşı çocuğun koordinasyon yeteneklerini kazanması ile doğru orantılıdır. Uygun yaşta çocuğunuzu bir dövüş sporu antrenman disiplinine sokarsanız, tüm diğer gelişimsel alanlarda da (fiziksel ve beyin gelişimi vs) açısından yaşıtlarına göre daha hızlı ilerleme kaydedecektir.

Bir çocuk sporu branşının çocuk için uygun olup olmaması genellikle aktivite süresi ve yoğunluğu ile yakın ilgilidir. Çocukların bedensel ve ruhsal özellikleri gereği uzun süre ve yoğun devam eden çocuk sporları aktiviteleri önerilmez. Çocukların bir spor dalına katılımından önce, mutlaka bir doktor kontrolünden geçirilerek, aktivitelere dahil edilmesi önerilir.

Etiketler: Çocuk sporları, çocuk spor salonları, çocuk sporu kulüpleri, çocuk ve karate

]]>
Karate Nedir https://karateturkey.org/karate-nedir/ Sat, 17 Oct 2020 12:50:21 +0000 http://karateturkey.org/?p=705 Karate, savunma ve karşı saldırı hareketlerinin fiziksel yönleriyle gelişimini arayan bir Japon savaş sanatıdır.

Geleneksel karate eğitiminin temaları, zihinsel ve ahlaki yönleri, bireyin genel iyileşmesini hedeflese de, nihai hedef savaşmak ve kendini savunmadır. Bu eğitim gerekli disiplin ve sürekli çaba ile yoğurulur. Eğer karate nedir sorusu sadece bir cümle ile cevaplanmış olsaydı, en uygun yanıt “ilk saldıran olma” şeklinde olabilir. Bu, 1922’de Japonya’ya karate getiren ve modern karatenin babası olarak kabul edilen Okinawan Gichin Funakoshi’nin (1868-1957) bir cevabıdır.

Karate kelimesi iki kanji (Çince karakter) birleşimidir: boş, boş anlamına ve te, el anlamına gelir; Böylece karate “boş el” anlamına gelir. Karate-do, “yol / yol” anlamına gelen “-do” son ekini (“daw” olarak telaffuz edilir), karate’yi, kendini savunma uygulamalarının ötesine geçen yaşam biçimi olarak ima eder. Geleneksel karate-do’da, bir kişi rekabet etmeli ve kendisine karşı üstünlük sağlamak için çaba göstermelidir.

Bugün Japonya’da dört ana karate stili var: Shotokan, Goju-ryu, Shito-ryu ve Wado-ryu. Shotokan, asla Gichin Funakoshi’nin bir stili olarak tarif edilmemesine rağmen, yine de onun stili gibi kabul edilmiştir. Aslında Shotokan, Funakoshi’nin gençliğinde yazdığı şiirleri imzalamak için kullandığı kalem adından sonra seçilen dojo’nun adıydı.

 

Shotokan Karate Nedir ?

Shotokan Karate, güçlü doğrusal teknikler ve derin güçlü duruşlarla karakterize edilmektedir. Ki Shotokan karate okulunda öğretilen bir stildir.

Karate kelimesi gibi Shotokan da iki farklı kanjiden oluşuyor: Shoto, “çam esintisi” anlamına geliyor ve “yer” anlamına gelen kan, bu nedenle Shotokan, shoto’nun yeri anlamına geliyor.

Etiketler: Karate nedir, Shotokan Karate Nedir

]]>
Tatemi kuralları https://karateturkey.org/tatemi-kurallari/ Fri, 28 Sep 2018 19:02:54 +0000 http://karateturkey.org/?p=538 Girip çıkarken selam veriniz.
Asla başkasının kıyafet ve silahlarını kullanmayınız
Derse zamanında gelmek önemlidir. Eğer engel olamayacağınız şekilde geç kaldıysanız, sensei size izin verene kadar minder kenarında resmi(diz üstü) oturunuz. İzin verilince selam vererek yerinize geçiniz.

Tatemide oturmanın ya da ayakta durmanın yolu resmi duruştur. Eğer dizlerinizde sorun varsa senseiden izin alıp bağdaş kurarak oturabilirsiniz duruşunuz gene dik saygılı olmalıdır. Kesinlikle ayak uzatarak gevşek ve ya bir yere yaslanarak oturmayın.

Sensei teknik gösterirken sesiz ve dikkatle izleyin
Partnerinizle karşılaşırken ayrılırken selamlaşın.
Senseiye bir şey soracaksanız asla yanınıza çağırmayın yanına gidip izin isteyerek sorun gereksiz davranış ve konuşmalarla eğitimi bölmeyin.
Sizden daha tecrübelilere saygı gösteriniz.
El ayak tırnakları daima bakımlı olmalı ve temiz olmalı, mindere asla ayakkabıyla basılmamalıdır.
Yüzük kolye küpe gibi aksesuarlar kullanmayın
Minderi zorunlu haller dışında terk etmeyin. Terk edilmesi gereken durumlarda da muhakkak senseiden izin almalısınız. Unutulmamalıdır karate do bir savaş sanatıdır ve gerçek bir savaşta asla izin alınarak savaşmaya ara verilemez.
Bir çok kural olsa da  siz eğitime devam ettikçe onları doğal olarak uygulayacaksınız. Uyarıldığınızda kendinizi kötü hissetmeyin çünkü onlar sizin güvenliğiniz ve öğrenim tecrübenizin gelişmesi içindir.

Tatemi kenarında oturanların uyması gereken kurallar
Saygılı olunuz
Ders sürerken minderdekilerin dikkatlerini dağıtacak hareket ve konuşmadan kaçının
Teknik gösterilirken ya da seremoni sırasında konuşmayın ve yürümeyin.

ÖĞRENME DAVRANIŞLARI:
Çalışırken son derece ciddi olunuz. Savaş sanatlarında bir darbeyi uygularken bu darbenin netice belirleyici ilk ve son darbe olacağını aklınızdan çıkarmayın.
Teorik açıdan endişelenmeden kalbinizle ve ruhunuzla çalışın. Gerçek çalışma kelimelerle değil tüm bedenle yapılan çalışmadır.
Kendinizi beğenmekten ve gösterişten kaçının.
Kendinizi olduğunuz gibi görmeye ve başkalarının iyi yönlerini almaya çalışın. Başkalarının çalışmalarını sık sık takip etmek zorundasınız.
Her zaman konumunuzun sorumluluk bilincine sahip olun ve ciddiyetle davranın
Karate de “önce gelen önce hizmet görür” prensibinin geçerli olmadığını aklınızdan çıkarmayın. (çalışmak üretmek her şeyin önündedir)
Karate do yu günlük hayatınızla bağdaştırmaya çalışın.
Sadece tekniğinizin gelişmesinde değil üzerinde çalışıp onun disiplinine erişime üzerine çabanızı yoğunlaştırın.
Benliğinizi bie yana bırakıp kendinizi yargılayın ve karakterinizin, yeteneğinizin sürekli olarak gelişmesi yolunda çaba sarf edin
Karate do nun anlamını araştırın ve yapıcı bir zihinle üzerine eğilin.

]]>
Tatami düşünce biçimi https://karateturkey.org/tatami-dusunce-bicimi/ Fri, 28 Sep 2018 18:45:41 +0000 http://karateturkey.org/?p=533 Dojonun zemininin her santimetre karesi, diğer santimetre karelerine göre bir kıdeme sahiptir ve bu duruma gereken saygı gösterilmelidir. Bu deshi’nin( öğrenci izdeş takipçi) dojo içinde kendi derecesine uygun olmayan bir yere oturduğu asla görülmez. Bu durum farklı derecelere (kyu-dan) sahip olan iki deshi arasında da geçerlidir. Öğrenci diğer öğrencilerle olan ilişkisine göre oturacağı yeri, kendinden kıdemli olanların karşısındaki durumunu belirtecek şekilde seçer.
Dojonun içinde ve dışında, davranışları, elbiseleri gösterişten uzak sade ve temizdir. Bunda aşırıya kaçmakta  düzensiz ve disiplinsiz bir ruhun göstergesi olarak kabul edilir. İdman üniforması, yalnızca idman üniformasıdır. Kişisel bir üniforma ya da gösterişli bir üniforma giymek ego’nun göstergesidir ve ego izdeşin yok etmeye çalıştığı bir şeydir.
Sensei bir öğretmenden çok bir rehberdir. Sensei sözcüğü “önceden doğan” şeklinde tercüme edilebilir. Bu sözcükten de anlaşılacağı gibi, sensei, öğrencinin ulaşmaya çalıştığı yerde olan kişidir. Kencho, yani dojonun baş ustası olarak görevi, öğrencilerinin doğru yolda ilerlemelerini sağlamaktır. O, yalnızca doğru yolu işaret eder; gerçek yolculuk öğrenciye kalır. İyi bir sensei, öğrencilerini ne yaptıklarıyla ,ne de yapabilecekleriyle etkiler. Ürkütücü bir irade yoğunluğu saçan sensei’ye karşı asla dikkatsizce ya da rastgele davranılamaz. O asla, hiçbir şart altında , kendisine saygı gösterilmesini beklemese de, kıdemli öğrenciler bu konu üzerinde titizlikle dururlar. Senseilerine karşı saygısızca bir davranışı, kişisel bir hakaret olarak değerlendirir ve buna göre tepki verirler. Böyle bir tepkiyi, sensei’lerini şereflendirmek için göstermezler; iyi bir sensei, zaman zaman herkesin gevşemesini ve olağan davranmasını tercih eder. Bunun yanı sıra, kıdemli bir öğrenci, disiplinin sensei’nin karşısında eğilmenin, kişinin kendi yararına yaptığı bir çalışma olduğunu bilir.

Bir dojoda sensei’nin bile, kutsal mekan, yani shinza karşısında ikinci rolü vardır. Büyük yada küçük, sade yada süslü olsun, kutsal mekan, dojodaki en kıdemli nokta dır. İstisnasız olarak her dojonun kutsal bir mekanı vardır ve bu mekana karşı büyük saygıyla davranılır. Tıpkı bir samurainin kılıcı gibi kutsal mekan da, yalnızca bir nesne olmanın ötesindedir ve dojonun gerçek ruhunu ifade eder. Kişi ne kadar üstün olursa olsun, shinza ona sürekli olarak, hala gidecek ne kadar çok yolu olduğunu anımsatır.
Antrenman yapılan yere daima selam vererek girmek gerekir. Bunun askeri bir anlamı yoktur; başı eğmek tevazu(alçak gönüllülük) göstergesidir. Hiçbir zaman burun havada “ ben her şeyi biliyorum” tavrında olunmamalıdır. Alçak gönüllü olmak ve selamlamak, günlük hayatın tüm etkilerini kapının dışında bırakmanın sembolik bir şeklidir. Çünkü bunlar karate do daki gelişmenize engel teşkil ederler.
Dojo öğretmenle öğrencinin iletişime geçtikleri yerdir. Senseinin bilgisini sessizlik ortamında paylaşması gerekmektedir. Dojada sensei bir tekniği  açıklarken soru sormamak, dikkat dağıtıcı hareket ve davranışlardan da kaçınılmalıdır. Bunun ilk nedeni sensei bunu yaparken tüm yüreğini ortaya koymaktadır, bilgi ve yürek akışını bozmamak önemlidir. İkinci ve daha önemli sebebi ise; karate de anlamadan önce duymak görmek zorunludur. Gevezelik anlamsızdır . Verilen  eğitim uzun zamanlar sonucunda nihai durumu göstermektedir buna da saygılı olmak gerekir. Sensei, öğrencilerinin kendi eylemlerine özen göstermelerini daima taktir eder.

Dojo antrenman sırasında ego’nuzu öldürmeniz gereken kutsal bir alandır. Dojoya girerken kendi beninizi kapının önünde bırakmalısınız. Hayatta gerçeğin ifadesi “söz” yoluyla olur. Karate de ise bu iç düşünceyi hareket ifade eder.
Dujoda teknik uygularsınız, vücudunuzu kontrol etmeyi öğrenirsiniz, ama bu buz dağının yalnızca görünen kısmıdır. Esas savaşınız “ben”inizle olan savaştır. savaşçı öğrenci, çalışmalarının değerini  bir rakipte aramadan önce kendi iç kavrayışını (duygularını) inceleyip kontrol altına almanın üzerinde durmalıdır.
Dojonun en yüksek anlamı insanın kendine karşı verdiği savaşın alanı olmasıdır. Engeller yalnızca öğrencinin teknik hataları kusurlarıdır. Asıl amaç esas benliğine ulaşabilmektir. Dojo bir şey yapılan ve uygulanan alan değildir. Kusursuzluk arayışında  bir guruba dahil olduğunuz yerdir.
Dojoda “neden ve nasıl “  üzerinde odaklanmamalı, gerçek iç sessizliği aramalısınız. Çalışma sırasında parazit düşünceler beyninize üşüşürse, vücut hiçbir zaman armonisine ulaşamaz.

]]>
Rei: Selam Verme https://karateturkey.org/rei-selam-verme/ Fri, 28 Sep 2018 18:38:22 +0000 http://karateturkey.org/?p=529 Karate öğrenmeye başlamanın en önemli ve ayrılmaz parçası Rei- selam vermektir. Funakoshi Karatenin rei ile başlayıp rei ile bittiğini söyler. Rei olmadan karate olmaz.
Rei karşımızdakinin kişiliğine saygı göstermemiz anlamına gelir. Rei ile karşılıklı güven, iyi niyet ve anlayışa dayalı bir ilişki kurulur. Karate yapan herkes rei in anlamını çok iyi kavramalıdır.
Karate aklın günlük yaşamda kullanılmasını sağlar. Rei ile iki kişinin yüz yüze bakarak eğilip selam vermesi, karşılıklı güveninin ve saygının göstergesidir.

Oss:
Oss’ un karate de kullanımı Japonca’daki günlük kullanımı olan selamlaşmak, teşekkür etmek ya da bir şeyin anlaşıldığını ifade etmekten farklıdır. Oss un doğru kullanımı şudur: Düzgün bir şekilde eğilip-selam verirken alt karın boşluğundan çıkarılacak bir sesle söylenir. Anlamı karşılıklı saygı, güven ve samimiyetin göstergesidir.
Japonca yazılımındaki karakterlere bakıldığında şunları ifade eder: İlk karakter itiş-saldırı, ikinci karakter dayanmak-katlanmak anlamına gelir. İlk karakter koşullar ne olursa olsun ileriye dönük davranışı, savaşçı ruhu ve her zaman daha iyiye doğru zorlamayı ifade eder. İkinci karakter, azim, sebat ve gayretle her güçlüğün ne kadar ürkütücü, dehşetli ve zor olursa olsun üstesinden gelinebilir.
Günlük çalışma ve antrenman yapılmadan fiziksel ve zihinsel gelişme sağlanamaz. Oss günlük anlamda tekrarı bu çalışmaların sürekli yapılması gerektiğini hatırlatmasıdır aynı zamanda.
Oss un lalettayin sürekli kullanımı doğru değildir. Oss derken düzgün durulmalı, sırt düz ve eğilirken ciddi bir biçimde Oss denilmelidir. Konsantrasyon, nefes ve hissedilerek, alt karından güçle söylenmelidir.

]]>
Karate eğitimi https://karateturkey.org/karate-egitimi/ Fri, 28 Sep 2018 18:02:35 +0000 http://karateturkey.org/?p=522 Bir öğrencinin unutmaması gereken iki unsur; saygı ve sadeliktir
Karate-do ’nun en belirgin özelliği çalışma esnasında vücudun dik ve düzgün tutulmasıdır. Baş dik tutulurken omuzlar yana bırakılmış olmalıdır. Baş ve omuzlar arasında bir üçgen olduğu düşünülmeli hareketler esnasında mümkün olduğunca bu üçgen bozulmamalıdır. Hareketler (taisabaki) yanlara dairesel düşünülse de genelde öne ve arkaya direk atak ve kontra ataklar şeklindedir.

Bir tekniğin ilk tatbikinden önce vücut gevşek, ciğerler hava ile doldurulmuş ve zihin sakin olmalıdır. Teknik yapılırken hava kuvvetle dışarı çıkarılmalı aynı anda hara ve o hareket için gerekli vücut kasları kuvvetle gerilmelidir. Her hareketin yapılışı esnasında zihin irade ve beden tam bir uyum içinde olmalıdır. Tekniklerin uygulanması esnasında sadece harekete katılan kasların gerilmesi diğerlerinin gevşek tutulması son derece önemli bir husustur.

Karatenin eğitimi konusunda “giççin funakoşi” nin yaşamından bir kesit ve temel kural;
“Biraz daha, biraz daha diye durmadan çalışır ter üzerimden boşanır, yere serilecek hale gelir fakat yinede tekrarlardım. Ustamı tatmin edene kadar haftalar ve hatta aylar boyunca aynı tekniği durmadan tekrarlıyordum. Aynı katanın durmadan tekrarı yorucu , sıkıcı ve en önemlisi gurur kırıcı oluyordu. Pek çok kere dojo’nun döşemesindeki veya ustam azatonun bahçesindeki tozları yalamak zorunda kalıyordum.”
“Çalışmalarınız esnasında ölesiye ciddi olmalısınız. Bunu söylerken mümkün mertebe gayretli ve ya samimi olarak ciddi olmanız gerektiğini kastediyorum. Kastettiğim;otururken, yürürken, dururken ve ya kollarınızı kaldırdığınızda her zaman için karşınızda rakip varmış gibi düşünmenizdir.

Çalışmalar esnasında ciddi efor sarfı gerektiğinden zaman içinde sıkılmak, bıkmak gibi  durumlar ortaya çıkabilir. Ancak öğrenci, karate ye ilk başladığı andaki hissettiği zevk ve heyecanı sıkı sık düşünerek kendine karşı verdiği bu savaşı kazanabilir ve devamlılığını böylece sağlayabilir.
Eğitimde güç yol seçilmelidir. Bu hem disiplin açısından hem de beden ve karakter eğitimi için gereklidir.   Akılda tutulmalıdır ki kolay yoldan çalışma yapmak istenen sonuçlara bizi ulaştıramaz.

]]>
DOJO – Yol mekanı https://karateturkey.org/dojo/ Fri, 28 Sep 2018 17:40:01 +0000 http://karateturkey.org/?p=511 Dünya üzerinde, uzak doğu savaş sanatlarını öğreten çok sayıda eğitim merkezi var. Fakat bunlardan çok azı dojo ismini taşır. Stüdyo, jimnastik salonu, spor salonu gibi daha bilindik isimler, bu tür merkezler için daha uygundur. Bu tür kuruluşlar sanatın yalnızca dış kabuğunu öğretir, onun kalbini ise ne anlar, nede iletebilirler. Bunun büyük zararı yoktur, çünkü bu tür okulun müşterisi yalnızca bedenini değiştirmekle ilgilenir. Kişiliğini değiştirmek için herhangi bir arzu duymaz.

Dojo sözcüğü, “yol mekanı” olarak tercüme edilebilir. Sözcüğün anlamı ise öğrencinin, seçtiği sanatın nihai gerçeğine ulaşmaya çalıştığı mekandır. Bir okulda, tıpkı dojo’da olduğu gibi teknikler öğretilir. Buna karşın dojo’da teknikler yalnızca belli bir sona ulaştıran olarak görülür. Tekniklerde ustalaşılmalıdır, fakat bu yalnızca çalışmanın başıdır; sonu değildir.


Bir okulun amacı, kişiye yeni bir şeyler öğretmektir; bir dojonun amacı ise, kişiyi yeni birşeye dönüştürmektir. Bir okul, nasıl öldürüleceğini öğretir; bir dojo ise nasıl ölüneceğini öğretir. Dojo’nun üyesi savaşmak üzerinde düşünmez. Savaşmamak üzerinde de düşünmez. O, bu düzeyin çok daha ötesine ulaşmaya ve savaşın özünü kavramaya çalışır.

Bir dojo’yla okuldaki ilk eğitimler aynı olsa da, amaçlar tümüyle farklıdır; yöntemlerde öyle. Okulda bir öğrenme ve öğrenciler vardır; dojo’da ise bir usta ve izdeşler vardır. Öğrenci, derslere yeni bir sey öğrenmek için devam eder; deshi olarak bilinen izdeş ise, ruhsal gelişim için devam eder. Deshi olma eylemi, bu sürecin ilk aşamasıdır. Bir deshi adayı, kabul edilmeden önce, uygun bir nyunanshin tavrına sahip olduğunu kanıtlamalıdır. Bu, esnek bir ruha sahip olmak ve dojo tarafından biçimlendirilmeye uygun olmak anlamına gelir. Kişinin, bir deshi olmak için egosunu ustasına, sensei’ye teslim etmesi gerekir.

Gerçekten’de tüm içtenliği ile, “işte buradayım beni istediğin yap” diyebilmelidir.
Gerçekte bir dojo’nun, fiziksel olarak oldukça sade ve işlevsel bir görünüşü vardır. Belli bir zen etkisinin hissedildiği dojo ’da güzellik, nesnelerle değil, nesnelerden arındırılmış bir boşlukla sağlanır. Dojo bir tapınak değildir, fakat dini bir mekana özgü pek çok özellik taşır. Bir spor salonu değildir, fakat ilk bakışta, üzerinde yoğunlaşılan temel etkinlik fiziksel çalışmalarmış gibi görülür. Dojo, askeri bir kışla değildir, fakat izdeşler birer askere benzerler.

Modern bir okul ile geleneksel bir dojo arasındaki, belki de en belirgin ayırt edici özellik öğrencilerdir. Modern okullar, müfredat programlarına ve eğitim yöntemlerine, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun pek çok ayrıcalık sokmuşlardır. Diğer yanda, dojo esnek değildir; deshi, kendini tümüyle dojo’ya uydurmalıdır. Katı disiplin, bu süreci hem kaçınılmaz, hem de kişilerden bağımsız hale getirir.

Dojonun zemininin her santimetre karesi, diğer santimetre karelerine göre bir kıdeme sahiptir ve bu duruma gereken saygı gösterilmelidir. Bu deshi’nin ( öğrenci izdeş takipçi) dojo içinde kendi derecesine uygun olmayan bir yere oturduğu asla görülmez. Bu durum farklı derecelere (kyu-dan) sahip olan iki deshi arasında da geçerlidir. Öğrenci diğer öğrencilerle olan ilişkisine göre oturacağı yeri, kendinden kıdemli olanların karşısındaki durumunu belirtecek şekilde seçer.

Dojonun içinde ve dışında, davranışları, elbiseleri gösterişten uzak sade ve temizdir. Bunda aşırıya kaçmak düzensiz ve disiplinsiz bir ruhun göstergesi olarak kabul edilir. İdman üniforması, yalnızca idman üniformasıdır. Kişisel bir üniforma ya da gösterişli bir üniforma giymek ego’nun göstergesidir ve ego izdeşin yok etmeye çalıştığı bir şeydir.

Sensei bir öğretmenden çok bir rehberdir. Sen sei sözcüğü “önceden doğan” şeklinde tercüme edile bilir. Bu sözcüktende anlaşıladığı gibi, sensei, öğrencinin ulaşmaya çalıştığı yerde olan kişidir. Kencho, yani dojonun baş ustası olarak görevi, öğrencilerinin doğru yolda ilerlemelerini sağlamaktır. O, yalnızca doğru yolu işaret eder; gerçek yolculuk öğrenciye kalır. İyi bir sensei, öğrencilerini ne yaptıklarıyla ,ne de yapabilecekleriyle etkiler. Ürkütüğcü bir irade yoğunluığu saçan sensei’ye karşı asla dikatsizce ya da rasgele davranılamaz. O asla, hiçbir şart altında , kendisine saygı gösterilmesini beklemese de, kıdemli öğrenciler bu konu üzerinde titizlikle dururlar.senseilerine karşı saygısızca bir davranışı, kişisel bir hakaret olarak değerlendirir ve buna göre tepki verirler. Böyle bir tepkiyi, sensei’lerini şereflendirmek için göstermezler; iyi bir sensei, zaman zaman herkesin gevşemesini ve olağan davranmasını tercih eder. Bunun yanı sıra, kıdemli bir öğrenci, disiplinin sensei’nin karşısında eğilmenin, kişinin kendi yararına yaptığı bir çalışma olduğunu bilir.
Bir dojoda sensei’nin bile, kutsal mekan, yani shinza karşısında ikinci rolü vardır. Büyük yada küçük, sade yada süslü olsun, kutsal mekan, dojodaki en kıdemli nokta dır. İstisnasız olarak her dojonun kutsal bir mekanı vardır ve bu mekana karşı buyuk saygıyla davranılır. Tıpkı bir samurainin kılıcı gibi kutsal mekan da, yalnızca bir nesne olmanın ötesindedir ve dojonun gerçek ruhunu ifade eder. Kişi ne kader üstün olursa olsun, shinza ona sürekli olarak, hala gidecek ne kadar çok yolu olduğunu anımsatır.
Antreman yapılan yere daima selam vererek girmek gerekir. Bunun askeri bir anlamı yoktur; başı eğmek tevazu(alçak gönüllülük) göstergesidir. Hiçbir zaman burun havada “ ben herşeyi biliyorum” tavrında olunmamalıdır. Alçak gönüllü olmak ve selamlamak, günlük hayatın tüm etkilerini kapının dışında bırakmanın sembolik bir şeklidir. Çünki bunlar karate do daki gelişmenize engel teşkil ederler.
Dojo öğretmenle öğrencinin iletişime geçtikleri yerdir. Senseinin bilgisini sessizlik ortamında paylaşması gerekmektedir. Dojada sensei bir tekniği açıklarken soru sormamak, dikkat dağıtıcı hareket ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Bunun ilk nedeni sensei bunu yaparken tüm yüreğini ortaya koymaktadır, bilgi ve yürek akışını bozmamak önemlidir. İkinci ve daha önemli sebebi ise; karate de anlamadan önce duymak zorunludur. Gevezelik anlamsızdır . Verilen eğitim uzun zamanlar sonucunda nihai durumu göstermektedir buna da saygılı olmak gerekir. Sensei, öğrencilerinin kendi eylemlerine özen göstermelerini daima taktir eder.
Dojoya girerken kendi ben’inizi kapının önünde bırakmalısınız. Hayatta gerçeğin ifadesi “söz” yoluyla olur. Karate de ise bu iç düşünceyi hareket ifade eder.
Dojo antremanı sırasında ego’nuzu öldürmeniz gereken kutsal bir alandır.
Dojoda teknik uygularsınız, vücudunuzu kontrol etmeyi öğrenirsiniz, ama bu buz dağının yalnızca görünen kısmıdır. Esas savaşınız ben’inizle olan savaştır. savaşçı öğrenci, çalışmalarının değerini bir rakipte aramadan önce kendi iç kavrayışını (duygularını) inceleyip kontrol altına almanın üzerinde durmalıdır.
Dojonun en yüksek anlamı insanın kendine karşı verdiği savaşın alanı olmasıdır. Engeller yalnızca öğrencinin teknik hataları kusurlarıdır. Asıl amaç esas benliğine ulaşabilmektir. Dojo bir şey yapılan ve uygulanan alan değildir. Kusursuzluk arayışında bir guruba dahil olduğunuz yerdir.
Dojoda “neden ve nasıl “ üzerinde odaklanmamalı, gerçek iç sessizliği aramalısınız. Çalışma sırasında parazit düşünceler beyninize üşüşürse, vücut hiçbir zaman armonisine ulaşamaz.

]]>