Karate Nedir?

KARATE-DO

Hedefi mükemmellik olan akademik, ruhsal, fiziksel bir eğitimdir.
Kara: boş
Te: el
Do: yol

Karate-do, ellerin ve ayakların sistemli olarak eğitimleri sonucunda, beklenmedik saldırıların savuşturulmasında gerçek bir silah etkisi yaratabilecek güçte olan silahsız savunma şeklidir.
Kazananın ve kaybedenin kim olduğuna karar vermek nihai amaç değildir. Karate-do karakterin, eğitim yoluyla geliştirilmesini amaçlayan bir mücadele sanatıdır.
Karate-do nihai amacı olarak kazanmayı değil çalışma ve eğitim sonucu tecrübe birikimine sahip olarak karakter mükemmeliyetine erişmeyi hedef alan bir martial sanattır. Aynı zamanda güç ve sistematik çalışma sayesinde her biri etkili ve güçlü silah haline gelen vücudun her bölümünün tümünü kullanmak suretiyle yapılan, bir nefis müdafası şeklidir. Karate tüm vücut hareketlerinin bir muvazeneye erişmesi ve bu yolla vücut hareketlerinin bir bütün halinde olgunluk meydana getirmesini amaçlar.

Karate-da’nun büyük hocası Giçin Funakoşi’nin de defalarca belirttiği gibi, bu sanatı takip edebilmek için ilk amaç; ulvi ve tevazu sahibi bir ruh geliştirmektir. Aynı zamanda da, vahşi bir hayvanı tek bir vuruşla durdurabilecek kadar büyük bir güç geliştirilmelidir. Karate-do’nun gerçek bir tatbikçisi olmak ancak ve ancak kişinin ruhsal ve fiziksel yanının mükemmeliğe erişmesiyle mümkündür.
Karate-do bir dövüş biçimidir ancak katılanlara şiddete karşı olma duygusu aşılar. Bir yanlış anlama ya da eksik öğreti sonucu sadece bir dövüş tekniği olarak çalışıldığı zaman karate olmaktan çıkar. Dövüşmeği öğrenmek için karateye ihtiyaç yoktur, sokak dövüş teknikleri de bu iş için yeterlidir. Bir karateka dövüş becerisine mükemmelen sahip olduğu halde gördüğü eğitim ona şiddetten ve dertten kaçınmasını öğretmiştir.
Karate-do geçmiş yıllardan itibaren bütün dünyada popüler olamaya başlayan bir uğraştır. Fakat bu popülerliğin artması ile birlikte ne yazık ki, bazı üzüntü ve pişmanlık verici girişimler ve çabalar da oldu. Bunlardan biri karatenin çin boksuyla karıştırılıp iki adamın birbirlerine kıyasıya vahşice saldırması olarak ve ya müsabıkların ayaklarını da kullanarak bir birleriyle yaptıkları savaş olarak, ya da bir adamın eliyle ayağıyla ve ya kafasıyla kiremitleri kırması olarak görenler vardır. Bunun yanı sıra bazı guruplar karatenin esas amacı olan ahlaki ve ruhsal bakışlara sahip olan serbest dövüşe gereğinden fazla önem verilmesi sonucu doğurur. Gerçek karate-do vücut ve ruhu eğiterek hasma saygı duymayı gerektirir, ki bu da yürekten ve tüm enerjiyle aynı zamanda tevazu ile çalışılarak elde edilir.

Karatenin dünya üzerindeki popülaritesinden söz açmışken karatenin sportif yönünde değinmek gerektiğine inanıyorum çünkü ülkemizde olduğu gibi dünya üzerinde milyonları aşan sporcu kitlesi mevcut. Spor karatesinde tarafların yeteneklerini ölçme amacıyla müsabakalar yapılır. Fakat müsabakalarda kazanmaya çok önem vermek gibi bir eğilim vardır ki böyle yapanlar, temel teknikleri çalışmayı ihmal ederek ilk fırsatta serbest dövüşe başlarlar.

Müsabaka kazanmaya çok önem vermek, kişini temel teknikleri kullanmasına ve eğitimine yardımcı olmayacağı gibi aynı zamanda onların orijinal formlarını da bozar. Ayrıca bu bozulma, kişinin güçlü ve etkili bir teknik uygulamasını da engeller. Müsabaka kazanma isteği, temel teknikleri öğrenmedeki ciddiyeti yok edeceğinden zararlıdır. Ayrıca müsabakalarda vahşi bir dayanıklılık ve güç gösterisi yapmayı amaçlamak tamamen istenmeyen bir durumdur. Bu olduğu zaman, rakibe karşı nazik olma gereği unutulur ki bu nezaket karatenin her türlü tanımında yer alan en önemli noktadır.

Eğer karate bir dövüş tekniği olarak çalışılırsa bu pişmanlık duymak için bir sebeptir. Temel teknikler uzun yılların çalışması sonucunda geliştirilmiş ve mükemmelleştirilmiştir. Fakat bu tekniklerin etkili olarak kullanılabilmesi için, bu kendini savunma sanatının ruhsal yanının iyice anlaşılması ve en baskın rolü oynaması gerekir. Eğitim denince, hem vücudun, hem de ruhun eğitimi anlaşılmalıdır.


KARATE-DO’NUN FAYDALARI:

ZİHİNSEL: özgüven, disiplin, oto kontrol, karalılık, sabır, saygı. Konsantrasyon, korku ve endişeleriyle karşılaşabilme ve onu yenebilmek, olaylara karşı soğukkanlılık ve strateji geliştirebilmek.

BEDENSEL: sağlık. Esneklik, kondisyon, denge, ritim, vücut koordinasyonu, güçlü ve dayanıklı bir beden.

SOSYAL: karate-do kültür, spor ve sanatı bir arada bulunduran saygı ve sadelik üzerine kurulmuş bir yaşam biçimidir.

DOJO
Dünya üzerınde, uzakdogu savaş sanatlarını ogreten çok sayıda eğitim merkezi var. Fakat bunlardan cok azı dojo ismini taşır. Sütüdyo, jimnastik salonu, spor salonu gibi daha bilndik isimler, bu tür merkezler için daha uygundur. Bu tür kuruluşlar sanatın yalnızca dış kabuğunu öğretir, onun kalbini ise ne anlar, nede iletebilirler. Bunun büyük zararı yoktur, çünki bu tür okulun muşterisi yalnızca bedenini değiştirmrkle ilgilenir. Kişiliğini değiştirmek için herhangi bir arzu duymaz.

Dojo sözcüğü, “yol mekanı” olarak tercüme edile bilir. Sözcüğün anlamı ise öğrencinin, seçtiği sanatın nihayi gerçegine ulaşmaya çalıştığı mekandır. Bir okulda, tıpkı dojo’da olduğu gibi teknikler öğretilir. Buna karşın dojo’da teknikler yalnızca belli bir sona ulastıran olarak görülür. Tekniklerde ustalaşılmalıdır, fakat bu yalnızca çalışmanın başıdır; sonu değildir. Bir okulun amacı, kişiye yeni birşeyler öğretmektir; bir dojonun amacı ise, kişiyi yeni birseye dönüştürmektir. Bir okul, nasıl öldürüleceğini öğretir; bir dojo ise nasıl ölüneceğini öğretir. Dojo’nun üyesi savaşmak üzerinde düşünmez. Savaşmamak üzerindede düşünmez. O, bu düzeyin çok daha ötesine ulaşmaya ve savaşın özünü kavramaya çalışır.
Bir dojoyla okuldaki ılk eğitimler aynı olsada, amaçlar tümüyle farklıdır; yöntemlerde öyle. Okulda bir öğrenme ve ögrenciler vardır; dojo’da ise bir usta ve izdeşler vardır. Öğrenci, derslere yeni birsey öğrenmek için devam eder; deshi olarak bilinen izdeş ise, ruhsal gelişim için devam eder. Deshi olma eylemi, bu sürecin ilk aşamasıdır. Bir deshi adayı, kabul edilmeden önce, uygun bir nyunanshin tavrına sahip olduğunu kanıtlamalıdır. Bu, esnek bir ruha sahip olmak ve dojo tarafından biçimlendirilmeye uygun olmak anlamına gelir. Kişinin, bir deshi olmak için egosunu ustasına, sensei’ye teslim etmesi gerekir.
Gerçekten’de tüm içtenliği ile, “işte burdayım beni istediğin yap” diyebilmelidir.
Gerçekte bir dojo’nun, fiziksel olarak oldukça sade ve işlevsel bir görünüşü vardır. Belli bir zen etkisinin hissedildiği dojo’da güzellik, nesnelerle değil, nesnelerden arındırılmış bir boşlukla sağlanır. Dojo bir tapınak değildir, fakat dini bir mekana özgü pek çok özellik taşır. Bir spor salonu değildir, fakat ilk bakışta, üzerinde yoğunlaşılan temel etkinlik fiziksel çalışmalarmış gibi görülür. Dojo, askeri bir kışla değildir, fakat izdeşler birer askere benzerler.
Modern bir okul ile geleneksel bir dojo arasındaki, belki de en belirgin ayırt edici özellik öğrencilerdir. Modern okullar, müfredat programlarına ve eğitim yöntemlerine, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun pekçok ayrıcalık sokmuşlardır. Diğer yanda, dojo esnek değildir; deshi, kendini tümüyle dojo’ya uydurmalıdır. Katı disiplin, bu süreci hem kaçınılmaz, hem de kişilerden bağımsız hale getirir
Dojo’nun zeminin her santimetre karesi, diğer santimetre karelerine göre bir kıdeme sahiptir ve bu duruma gereken saygı gösterilmelidir. Bir deshi’nin, dojo içinde kendi derecesine uygun olmayan bir bölümü kullanılmasına asla izin verilmez. Budurum, farklı derecelere sahip olan iki deshi arasında da geçerlidir. Bir izdeşin, dojo içinde kendi derecesine uyugun olmayan bir yere oturduğu asla görülmez. İzdeş, diğer deshi’lerle olan ilişkisine göre oturacağı yeri seçerkende aynı özeni gösterir. Otururken, kendinden kıdemli olan kişilere dikkat eder ve otıracağı yeri, kendinden kıdemli olanların karşısındaki durumunu belirtecek şekilde seçer.
Dojonun içinde ve dışında, hem elbiseleri, hem davranışları tertemiz dir. Eğitim sırasında kullanılacak olan temiz bir üniforma ve sokakta kullanılacak olan gösterişsiz giyisiler, her öğrenci için sıtandarttır. Bundan daha azı, düzensiz ve disiplinsiz bir ruhun göstergesi olarak kabul edilir. İdman üniforması, yalnızca idman üniformasıdır. Kişisel bir üniforma ya da gösterişli bir üniforma giymek ego’nun göstergesidir; ve ego izdeşin yok etmeye çalıştıgı bir şeydir.
Sensei, bir öğretmenden çok bir rehberdir. Sensei sözcüğü, “önceden doğan” şeklinde tercüme edilebilir. Bu sözcüktende anlaşılacağı gibi, sensei, öğrencinin ulaşmaya çalıştığı yerde olan kişidir. Kancho, yani dojonun baş ustası olarak görevi, öğrencilerinin doğru yönde ilerlemelerini sağlamaktır. O, yalnızca doğru yolu işaret eder; gerçek yolculuk deshi ye kalır. İyi bir sensei, öğrencilerine ne yaptıklarıyla, ne de yapabilecekleriyle etkiler. Ürkütücü bir irade yoğunluğu saçan sensei’ye karşı asla dikkatsizce ya da rasgele davranılmaz. O asla, hiçbir şart altında, kendisine saygı gösterilmesini beklemese de, kıdemli öğrenciler bu konu üzerşnde büyük titizlikle dururlar. Sensei’lerine karşı saygısızca bir davranışı, kişisel bir hakaret olarak değerlendirir ve buna göre tepki verirler. Böyle bir tepkiyi, sensei’lerini şereflendirmek için göstermezler; iyi bir sensei, zaman zaman herkesin gevşemesini ve olağan davranmasını tercih eder. Bunun yanı sıra, kıdemli bir deshi, disiplinin değerini anlar. Sensei’nin karşısında eğilmenin, kişinin kendi yararına yaptığı bir çalışma olduğunu bilirler.
Bir dojo’da sensei’nin bile, kutsal mekan, yani shinza karsısında ikinci derece rolü vardır. Büyük ya da küçük, sade yada süslü olsun, kutsal mekan, dojodaki en kıdemli noktadır. İstisnasız olarak her dojonun kutsal bir mekanı vardır ve bu mekana karşi büyük saygıyla davranılır. Tıpkı samurai’nin kılıcı gibi kutsal mekan da, yalnızca bır nesne olmanın ötesindedir ve dojo’nun gerçek ruhunu ifade eder. Kişi ne kadar üstün olursa olsun, sinza ona sürekli olarak, halen gidecek ne kadar çok yolu olduğunu anımsatır.
Bunların tümünü (deshi’nin disiplili tavırları, sensei,shinza dojo) bir araya getirdiğinizde, karsınıza sonderece özel bir mekan ortaya cıkar. Henüz acemi olanları ürküten bu durum, kıdemli öğrenciler için, en güçlü uyuşturucudan daha fazla bağımlılık yaratan bir durumdur. Bu öğrenciler için dojo herşey demektir. Burası büyük bir şiddet ve büyük bir huzur ortamıdır. Burada büyük bir alçak gönüllülük ve büyük bir otorite bir aradadır. Bu nitelikleri baska yerlerde de görebilirsiniz; ancak tümünü bir arada, bir insanda, ancak dojo’da görebilirsiniz. Geleneksel bir dojo’da öğrenci, her hafta, saatler boyunca, kendini sakat bırakabilecek bir yaralan madan ya da ölümden kılpayı uzaklıkta yasar. Sıradan bir idmanda, pisikolojik bir gerilim, dışarıdan hissedilecek kadar yoğundur. Havada, sanki bir elektirik akımı varmış gibidir; kişisel egoyu yakan ve deshi’yi baska birşeye, hem güzel hemde ürkütücü birşeye dönüştüren bir elektrik akımı…
Bu öğrenciler netür insanlardır ? Sert insanlardır. Geleneksel bir dojoda çocuk bulunmaz; ölümü öğrenmek olgun olmayanların işi değildir. Aynı zamanda, burada ne sanat aşıkları, ne de hayalciler görürsünüz. Burada göreceginiz insanlar, yasamın her alanından gelen yetişkinler ve bir sürü profesyoneldir. Ordu mensupları, mühendisler, iş adamları dojoda eğitilen bu insanların tümü de güç ile yasayan ve onun değerini anlayan insanlardır.
Dojo’daki izdeşi, öğrenciden ayıran şey, izdeşin farklı şeyler yapması değil, aynı şeyeri farklı biçimde yapmasıdır. İnsanlara kendini korumayı öğreten bir okulun öğrencisi, savaşmak için gerekli olan teknikleri öğrenir. Dojodaki izdeş ise bunun ötesine geçer. Kendini ego’su boğuluncaya dek sanatının derinlerine batırır. Öğrenci, birseyler toplamakla meşgulken, deshi vermekle mesguldür. Verir,verir ve verir, taki bos bir kabuktan baska birsey kalmayıncaya dek. Bu noktada, savaşmak ya da savaşmamak aynı şey olur. Ardından, dönüşümün farkına bile varmadan o da bir sensei, kendi dojosunun ustası olur. Ozaman otura bilir; birsey yapmaz, yalnızca oturur. Fakat garip ve ürkütücü bir güzellikle oturur.

SAVAŞ SNATLARINDA HİYERARŞİK DÜZEN
Deshi öğrenci demektir.ve bu gruplar şöyledir.
Ogrenci aynı sevıyede ve okula beraber baslayanlar
Karateye yeni başlamış örgenciler arasındaki dereceleri v kusak seviyeleri aynı olan kişilerin bir birine hitap edişi. Kyu dereceleri için kullanılır

KO HAİ :ÇOCUKLAR UNİVERSİTE DE BİRİNCİ SINIZ YENİ BAŞLAYANLAR-BEYAZLARIN İÇİNDE BİLE SENPAİ OLABİLİR.

DO HAİ:SINIF ARKADASI 2-3 SINIF AYNI ZAMNADA BAŞLAYANLAR

Do da örgencilik döneminde belirli bir aşmaya gelmiş. Kohayların üstünde olan grupları temsileder. Kyu dereceleri için kullanılılr

Aynı dan seviyesinde olan üstatlar da bir birine senpai diye hitap edebilirler. Do yaşamında kendisine ilerlemesinde katkıda bulunan kişiye de aynı şekilde hitap eder.
SEN ÖNDE OLAN DO AYNI SIRADA KO ARKADAN GELEN
SENSEY ÇİNDE SENSİE BAY MANASINDA KULLANILIR.

SEN PAİ: ABİLİK YAPAN 4 – BEŞİNCI SINIF ÖNCEDEN BASLAYLAR

SENSİ:ÖĞRETİCİ
Dojosu olan çalıştıran ve ye zamanında öğreticilik yapmış olan kişilere bu hitapla seslenilir
KAHVERENGİYE DAHİ SENSEİ DENE BİLİR GEREKTİĞİ YERDE

4 ana stilde özellikle eğitimciliğine devam eden 5 dan ve üzeri kişilere

ŞİHAN: SENSEYLERİN MODEL ÖRNEK ALDIĞI KİŞİ- SENSEYLERIN SENSEİ ŞİHAN MODEL HOCALARIN MODEL ALDIĞI KİŞİ

SYU SEKİ ŞİHAN ŞUSEKİ BOYUN SE

SAİ KO ŞİHAN EN GELİŞMİŞ KO YÜKSEK(EN YÜKSEK-SEYKO)

RENŞİHİ: BIR ÜSTADIN YA DA FEDERASYONUN LAYIK GORDUGU BİRKİŞEY(E AZ 5 DAN OLAMALI ) REN ÇALIŞAN KENDİNİ GELİŞTİREN (DİKEY KARIYER) shi ğretici demektir.
YAŞ DAN SEVİYESİ KARAKTER TECRÜBE ÖNEMLİDİR

KYOŞHİ BIR ÜSTADIN YA DA FEDERASYONUN LAYIK GORDUGU BİRŞEY (YUDANSAH SİTESİNDE VAR) KİYO ÖĞRETEN

HANŞİHİ: BIR ÜSTADIN YA DA FEDERASYONUN LAYIK GORDUGU BİRŞEY(MASTER EN AZ 8 DAN OLMALI) HAN SHİ: HAN MODEL SHİ SAMURAY BUŞİDODOAKİ SAVAŞÇI GRÇEK ERKEK ANLAMINDA KLLANILIR ( KADIN SAMURAY OLAMAYACAGI İÇİN ERKEK OLARAK DUŞUNULUR)
ŞİHANA KADAR DAN SEVİYESİ ÖNEMLİ DEĞİL

EĞİTİM

Karate-do’nun en belirgin özelliği çalışma esnasında vücudun dik ve düzgün tutulmasıdır. Baş dik tutulurken omuzlar yana bırakılmış olmalıdır. Baş ve omuzlar arasında bir üçgen olduğu düşünülmeli hareketler esnasında mümkün olduğunca bu üçgen bozulmamalıdır. Hareketler (taisabaki) yanlara dairesel düşünülse de genelde öne ve arkaya direk atak ve kontra ataklar şeklinde dir.
Bir tekniğin ilk tatbikinden önce vücut gevşek, ciğerler hava ile doldurulmuş ve zihin sakin olmalıdır. Teknik yapılırken hava kuvvetle dışarı çıkarılmalı aynı anda hara ve o hareket için gerekli vücut kasları kuvvetle gerilmelidir. Her hareketin yapılışı esnasında zihin irade ve beden tam bir uyum içinde olmalıdır. Tekniklerin uygulanması esnasında sadece harekete katılan kasların gerilmesi diğerlerinin gevşek tutulması sonderece önemli bir husustur.
Karatenin eğitimi konusunda “giççin funakoşi” nin yaşamından bir kesit ve temel kural;
“Biraz daha, biraz daha diye durmadan çalışır ter üzerimden boşanır, yere serilecek hale gelir fakat yinede tekrarlardım. Ustamı tatmin edene kadar haftalar ve hatta aylar boyunca aynı tekniği durmadan tekrarlıyordum. Aynı katanın durmadan tekrarı yorucu , sıkıcı ve en önemlisi gurur kırıcı oluyordu. Pek çok kere dojonun döşemesindeki veya ustam azatonun bahçesindeki tozları yalamak zorunda kalıyordum.”
“Çalışmalarınız esnasında ölesiye ciddi olmalısınız. Bunu söylerken mümkün mertebe gayretli ve ya samimi olarak ciddi olmanız gerektiğini kastediyorum. Kastettiğim;otururken, yürürken, dururken ve ya kollarınızı kaldırdığınızda her zaman için karşınızda rakip varmış gibi düşümmenizdir.”

KUMİTE

Kumite, katada öğrenilen savunma ve saldırı tekniklerinin pratik olarak uygulandığı bir eğitim metodudur.

Katanın kumiteden daha önemli olduğu yadsınamaz. Eğer karate teknikleri doğallıktan uzak bir şekilde uygulanırsa, vücudun duruşu bozulur. Ve eğer kata tekniklerini uygulamada bir karışılık olursa, kumitede hiçbir ilerleme beklenemez. Başka bir deyişle kumitede ilerleme direk olarak katada ilerlemeye bağlıdır.

Kumite çalışırken her karate-ka kendi seviyesine göre değişik kumite metodlarını çalışır. Bu yüzden bu metodların birbirlerinden farklarını anlayarak ve amaçlarını gözönünde bulundurarak çalışmak gerekir.

Kumite, kata ve mai’nin(mesafe) uygulanmasıdır. Karate de kata ve kumitenin önemi bir arabanın iki tekerleğiyle kıyaslanabilir.

Karate ilk zamanlar okinavada ilk olarak yalnız kata teknikleri olarak uygulanırdı. Japonyada uygulanmaya başlandığı zaman funakoşi sensei kumitenin ilk şeklinide  uygulamaya başlamıştır. Daha sonra kata ve kumiteye aynı önemle çalışılmıştır. Uzun yıllar süren gayret ve incelemeler sayesinde günümüzün kumite müsabakaları halini almıştır. 

KARATE EĞİTİMİ :

Karate eğitimleri üç boyutta incelenir

Kıyohan(kihon): temel teknik çalışmalarıdır, basitten koordineli kondisyon gerektiren zorlu kombine hareketlere doğru uygulanır.

Kata önceden belirlemiş koordineli hareketlerin belli ritimle birlikte sanki birkaç kişiye karşı uygulanıyormuşçasına yalnız basına yapılan hareketler dizisidir.

Kumite: öğrenilmiş ve geliştirilmiş basitten koordineli hareketlerin bir veya daha çok kişiye karsı uygulanması eğitimleridir.

-kihon

-kata

- kumite

TEKNİKLERİN TÜRKÇE KARŞILIKLARI

Choku-zuki  :  Direkt yumruk

Gyaku-zuki  :  Ters yumruk

Oi-zuki   :  Hamleli yumruk

Morote-zuki :  Çiftelle yumruk

Morote-hasami-zuki  :  Makas yumruk

Age-zuki  :  Yükselen yumruk

Mavaşi-zuki  :  Kavisli yumruk

Kagi-zuki  :  Kanca yumruk

Yama-zuki  :  Geniş u yumruk

Tate-zuki  :  Düşey yumruk

Ura-zuki  :  Yakın yumruk

Uraken –uchi :  Yumruk  üstü darbesi

Haishu-uchi :  Açık el tersi darbesi

Tetsui-uchi :   Çekiç yumruk

Haito-uchi :   El kenarı darbesi

Shuto-uchi :    Kılıç-el vuruşu

Empi-uchi :    Dirsek vuruşu

Age-uke :   Yükselen blok

Uchi-uke :   Dışa blok

Soto-uke :   İçe blok

Morote-uke :   Destekli önkol blok

Shuto-uke :   Kılıç el blok

 Juji-uke :   Çarpraz blok

Kakiwake-uke :   Ters takoz blok

Gedan-barai :   Aşağı blok

Mavashi geri :   Kavisli tekme

Tobi-mavaşi geri :  Sıçrayarak kavisli tekme

Ushiro-mavasi geri :  Geriye kavisli tekmeli

Yoko-geri-kekomi :  Yana itmeli tekme

Yoko-geri-keage : Yana savurmalı tekme

Yoko-tobi-geri :  Sıçrayarak yanatekme

Mae-geri :  Öne tekme

Mae-geri-keage :  Öne savurmalı tekme

Mae-tobi-geri :   Sıçrayarak öne tekme

Ushiro-geri :   Geri tekme

Ushiro-tobi-geri :   Sıçrayarak geri tekme

Mikazuki-geri :  Hilal tekme

Mikazuki-geri-uke :   Hilal tekmeli blok

© 2012 KarateTurkey.com